Kitaplardan Alıntılar

Elysion

Psişik Üye
3 Nis 2020
395
1,729
93
Bütün üzüntülerimiz, kırgınlıklarımız,hiddetlerimiz,karşımıza çıkan hadiselerin anlaşılmadık, beklenmedik taraflarınadır. Her şeye hazır bulunan ve kimden ne gelebileceğini bilen bir insanı sarsmak mümkün müdür?
Kürk Mantolu Madonna-Sabahattin Ali
 

Ela

Aktif Üye
4 Nis 2020
164
817
93
İstanbul
...ama sen beni ancak cebinde taşıdığın ve karanlıkta sabırla senin saatlerini sayıp ölçen, yollarında sana duyulmayan nabız atışlarıyla eşlik eden ve senin acele
bakışlarının saniyelerin tik taklarının ancak milyonda birinde yöneldiği saatin yayının gerginliğini hissettiğin kadar hissedebiliyorsun.

Stefan Zweig
Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu.
 

Anaksarate

Büyücü
24 Ocak 2020
1,346
5,443
113
İstanbul
"Ortak lisan yoktur; yeryüzündeki her canlı, tek tek, başka bir lisanda konuşur.
Benzer simgeler nedeniyle anlaşabilirler yalnızca. Biz anarşistler buna, Kaba Kuvvetin Telafisi diyebiliriz. "

* Galileo'nun Pergeli
 

Anaksarate

Büyücü
24 Ocak 2020
1,346
5,443
113
İstanbul
On üç yaşımdayken aldığım bir defterin ilk sayfasına, işaret parmağımdan akan kanla " Sanat yaşarken ölmektir" yazmıştım..

Ölmeye doğanlar sanatçıdır. Öleceklerini bile bile doğanlar ! Kendileridir heykel, resim, müzik, sinema. Hiçbir şey yapmadan da sanatçı olunur. Hiçbir şey üretmeden. Sadece hayatı bir sanat haline getirerek de sanatçı olunur. Kabul etmeliyim ki ben öyle biri oldum. Bilimi yok varsaydım. Sadece sanat kaldı geriye. Ve belki bir sanatçı olarak değil ama bir sanat eseri olarak yaşadım. Şimdi de bir sanat eseri olarak kimsenin anlam veremeyeceği bir iş yaptım. Üzerinde yattığım toprağın sahibini, Meksika denen ülkenin, seçimle başına gelmiş devlet başkanını öldürdüm. Öğrensinler hayatta hiçbir şeyin seçilemeyeceğini..

Ya inanırsın ya inanmazsın ! Ruh var mı ? Kemikleri sızlar mı birilerinin toprağın altında ? Bunları bile bilemedikten sonra neden yaşanır ? Hiç anlamıyorum. Herkesi öldürsem de yalnız mı kalsam acaba şu dünyada ? Bir bokluk var ama..
 
  • Like
Tepkiler: Elysion ve Starss

Apotheous

Kara Büyücü
12 Ocak 2020
479
1,271
93
Bugünün bilim insanları deneylerin yerine matematiği koydular. İşlemlerin peşinden sürüklenip gidiyorlar ve sonuçta yaptıkları, gerçekle hiç alakası olmayan bir yapı inşa etmek oluyor.
Varolmanın Dayanılmaz Ağırlığı - Nikola Tesla.
Biraz fazla iddialı sanki reis..
 

Anaksarate

Büyücü
24 Ocak 2020
1,346
5,443
113
İstanbul
Sürekli olarak yükselmekten ve düşmekten bahsederdi. Genellikle barlardaki kül tablalarını kullanarak yaptığı bir benzetme vardı. Yuvarlak kül tablasını yan tutar ve masaya dik duran yuvarlağın en aşağısındaki bir noktayı zihnin bembeyaz ve ölü olarak doğduğu an olarak gösterirdi. Aynı zamanda cehaletin de en üst noktası.

Sonra parmağını yavaşça kül tablasının yukarısına doğru götürürken, aldığı eğitimden, zihinsel gelişiminden bahsederdi. Ve yuvarlağın en üst, cehalet noktasının tam karşısına düşen noktasında ; en başarılı olduğu, her şeyi öğrendiği, en iyi eserlerini verdiği, zihninin hiç olmadığı kadar canlı olduğu anın gerçekleştiğini söyleyip, o noktadan itibaren istemli bir düşüş ve zihin ölümünün olduğu noktaya geri dönüş için bütün hayattan yavaş yavaş vazgeçtiğini anlatırdı..
 

Apotheous

Kara Büyücü
12 Ocak 2020
479
1,271
93
Şuurun ve yaşamın (ve aslında her şeyin) evrenin içinde bir arada topluca bulunduğu fikrinin aynı derecede çarpıcı bir başka yönü de var. Bir hologramın her parçasının bütünün imgesini taşımakta olduğu gibi, evrenin her bir parçası da tümünü içermektedir. Bunun anlamı şudur: Nasıl ulaşabileceğimizi bilirsek Andromeda galaksisini sol elimizin baş parmağının tırnağında da bulabiliriz. Aynı zamanda Kleopatra'nın Sezar'la ilk karşılaşmasına da tanık olabiliriz. Çünki ilke olarak tüm geçmiş ve tüm geleceğin imaları uzay ve zamanın en ufak bölümüne varıncaya dek her yere yayılmış durumdadır. Bedenimizin her bir hücresi tüm kozmosu barındırır. Her yaprak, her yağmur damlası ve her bir toz tanesi de öyle, tıpkı William Blake'in ünlü şiirinde olduğu gibi ve ona yeni anlamlar ekleyerek:
Dünyayı görmek için bir Kum Tanesinde
Ve Cenneti bir Yaban Çiçeğinde,
Yakala Sonsuzluğu avucunun içinde
Ve bir saatin içinde Ebediyeti.
 

Apotheous

Kara Büyücü
12 Ocak 2020
479
1,271
93
Achterberg imgeleme yoluyla üretilen fizyolojik etkilerin yalnızca güçlü olmayıp, aynı zamanda da son derece kendine özgü olduğunu gördü. Örneğin, akyuvarlar terimi kesinlikle bir dizi farklı türdeki hücreyi karşılamaktadır. Bir deney sırasında Achterberg, bireyleri, bedenlerindeki akyuvar hücrelerinden yalnızca belirli bir türünü artırabilmeleri yolunda eğitip eğitemeyeceğini anlamak istedi. Bunu yapabilmek için, bir grup kolej öğrencisine, akyuvar topluluğu içindeki ana yapılaşma olan ve nötrofil adı verilen bir tür hücreyi nasıl imgeleyeceklerini öğretti. Başka bir grubu da, daha özel bir tür akyuvar olan "T" hücrelerini imgelemeleri yolunda eğitti. Deney sonucunda, nötrofil imgelemeyi öğrenen grubun bedenlerindeki nötrofil sayısında önemli bir artış görülürken T hücrelerinde hiçbir değişiklik olmadığı bulgulandı. "T" hücrelerini imgelemeyi öğrenen grupta ise, bu tür hücrelerin sayısında önemli bir artış olduğu, ama bedenlerindeki nötrofil sayısının değişmediği saptandı.
Yeterince imgelersem kendime siyah bir çift kanat yapabilir miyim? :D
 

Anaksarate

Büyücü
24 Ocak 2020
1,346
5,443
113
İstanbul
Asla güçlü olamadık. Çünkü geç kaldık. Çünkü yalnız kendimizleydik.
Nereye geç kalmıştık ki ? İşte tarih boyunca cevabını aradığım ve beni egoizmden uzak tutabilen tek soru!

Aklım bir radyoydu ve ben frekanslar arasında istasyon düğmesini çevirerek sevecen bir ezgi yakalama uğraşı verdim.
Dijital değildim ; onlar parazit yaptılar !
 

Anaksarate

Büyücü
24 Ocak 2020
1,346
5,443
113
İstanbul
Bütün yaptığım hayal kurmak. Var oluşumun anlamı sadece bu olmuş.
Kendimle ilgili önemsediğim tek şey içsel yaşantım. Penceresini açıp izlerken, kendimi kaybettiğimde en büyük üzüntülerim yok oldu.
Asla hayaperestten başka bir şey olmaya çalışmadım.
Gidip hayatımı yaşamanı söyleyen insanları önemsemedim.
Daima benden uzaktakilere ve olamadıklarıma ait oldum.
Benim olmayan her şey şiirsel göründü. Tek sevdiğim, saf hiçlikti.

-A